USD
3,8923
EURO
4,5880
ALTIN
156,9285

KILIÇDAROĞLU’DAN GÖZLERİNDEN ÖPERİM ERDOĞAN POLEMİĞİ

Kılıçdaroğlu’ndan yeni soru! “Sevgili Erdoğan gözlerinden öperim…” dedi ve ekledi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bu haftaki parti grup toplantısını ‘kadınların seçme ve seçilme haklarını elde etmesinin 83. yıldönümü’ nedeniyle, kadınlarla bir araya gelerek Ankara Spor Salonu’nda yaptı. Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmasında, geçtiğimiz hafta açıkladığı belgelerle ilgili, “Sevgili Erdoğan, gözlerinden öpüyorum seni. Oğluna sor, damadına sor, […]

KILIÇDAROĞLU’DAN GÖZLERİNDEN ÖPERİM ERDOĞAN POLEMİĞİ

Kılıçdaroğlu’ndan yeni soru! “Sevgili Erdoğan gözlerinden öperim…” dedi ve ekledi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bu haftaki parti grup toplantısını ‘kadınların seçme ve seçilme haklarını elde etmesinin 83. yıldönümü’ nedeniyle, kadınlarla bir araya gelerek Ankara Spor Salonu’nda yaptı. Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmasında, geçtiğimiz hafta açıkladığı belgelerle ilgili, “Sevgili Erdoğan, gözlerinden öpüyorum seni. Oğluna sor, damadına sor, dünürüne sor. Ben bunların hepsini biliyorum. Sevgili Erdoğan, doktoru yanına al. Enişten Ziya İlgen’in Man Adası’nda şirketi var mı? Enişte, Man Adası’nda niye şirket kursun? Bunları bileceksin. Bu şirketin sermayesi nedir?” dedi. CHP lideri belgeleri Zarrab’a kimin verdiği konusunda ise, “Devletin gizli bilgilerini Zarrab’a bakanların sattı; MİT uyardı, haberin vardı” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçen haftaki partisinin grup toplantısında “Man Adası belgeleri”ni açıklamıştı.

Kılıçdaroğlu’nun, CHP Kadın Kolları tarafından düzenlenen “Eşitlik ve Adalet Kadın Buluşması”nda yaptığı grup toplantısından satırbaşları şöyle;

Bu haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliği yaratanlar kaçacak delik bulamasınlar. Efendim bugün, önceki genel başkanımız Deniz Baykal’ı Almanya’ya yolcu ettik. İnşallah kısa sürede sağlığına kavuşur.

KADININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKI

Efendim bugün 5 Aralık, kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 83’üncü yılı. 1934’te bu hakkı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, parlamentodan çıkardıkları yasayla tanıdılar. Fransa bu hakkı 10 yıl sonra, 1944’te verdi. Arjantin, Meksika 1946’da verdi. Çin, 1947’de, Yunanistan 1952’de verdi. Belçika, 1960, İsviçre, kadına seçme ve seçilme hakkını 1971 yılında verdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün size verdiği hakkı, 37 yıl sonra verdi İsviçre kendi kadınlarına bu hakkı.

“TALİMATIM: YÜZDE 33 KADIN KOTASINI İÇEREN YASA TEKLİFİNİ SUNUN”

Bütün kadınların önünde söz veriyorum, önümüzdeki günlerde grup başkanvekillerime talimatım, yüzde 33 kadın kotasını içeren yasa teklifini sunun. Biz bunu Genel Kurul’a indirdiğimizde kadınlara haber vereceğiz. Kim buna evet diyor, kimler kadınların katılmasını istemiyor. Hep birlikte göreceğiz.

Madem ki kadınlar hak istiyorlar, eşitlik istiyorlar, üretmek istiyorlar, siyaset istiyorlar… Bütün bunların tamamını sağlayan bir tane parti var, Cumhuriyet Halk Partisi. Gelin Cumhuriyet Halk Partisi’ne. Sizin yaşam tarzınızı, kılık kıyafetinizi asla sorgulamadık. Sorgulamayacağız. Size her türlü hakkı verecek olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Kırsalda kadın 12 saat çalışır. Dağda, tarlada, ovada, bayırda çalışır. Sırtında yük taşır. Ama bu kadın kente geldiğinde, “çalışmayacaksın, evde oturacaksın” deniyor. Biz sizin daha görünür olmanızı istiyoruz.

Değerli kadın kardeşlerim, hayatın acısını en derinden yaşayan bu ülkenin kadınlarıdır. Özellikle ekonomik darboğazın en büyük acısını kadınlar çeker. Açlıktan bebeği ölen anneler. Soğuktan bebeğini kaybeden anneler… Konya Ereğli’de 40 günlük Ayaz bebek hayatını kaybetti. Annesi sabah kalktı, çocuğunu emzirmek istedi, bir baktı ki hayatını kaybetmiş. Bu annenin dramını Man Adası’nda şirket kuranlar anlayamazlar. Bu kadının dramını en iyi anneler anlar. Samsun’da Kübra bebek, 2.5 aylık, açlıktan öldü.

Bütün kadınların önünde söz veriyorum, önümüzdeki günlerde grup başkanvekillerime talimatım, yüzde 33 kadın kotasını içeren yasa teklifini sunun. Biz bunu Genel Kurul’a indirdiğimizde kadınlara haber vereceğiz. Kim buna evet diyor, kimler kadınların katılmasını istemiyor. Hep birlikte göreceğiz.

Madem ki kadınlar hak istiyorlar, eşitlik istiyorlar, üretmek istiyorlar, siyaset istiyorlar… Bütün bunların tamamını sağlayan bir tane parti var, Cumhuriyet Halk Partisi. Gelin Cumhuriyet Halk Partisi’ne. Sizin yaşam tarzınızı, kılık kıyafetinizi asla sorgulamadık. Sorgulamayacağız. Size her türlü hakkı verecek olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Kırsalda kadın 12 saat çalışır. Dağda, tarlada, ovada, bayırda çalışır. Sırtında yük taşır. Ama bu kadın kente geldiğinde, “çalışmayacaksın, evde oturacaksın” deniyor. Biz sizin daha görünür olmanızı istiyoruz.

Değerli kadın kardeşlerim, hayatın acısını en derinden yaşayan bu ülkenin kadınlarıdır. Özellikle ekonomik darboğazın en büyük acısını kadınlar çeker. Açlıktan bebeği ölen anneler. Soğuktan bebeğini kaybeden anneler… Konya Ereğli’de 40 günlük Ayaz bebek hayatını kaybetti. Annesi sabah kalktı, çocuğunu emzirmek istedi, bir baktı ki hayatını kaybetmiş. Bu annenin dramını Man Adası’nda şirket kuranlar anlayamazlar. Bu kadının dramını en iyi anneler anlar. Samsun’da Kübra bebek, 2.5 aylık, açlıktan öldü.

EMİNE AKÇAY’IN HİKÂYESİ…

Bakın Emine Akçay’ın hikâyesi. 15 Mart 2012. Emine Akçay Adana’da oturmaktadır. Yoksuldur, çocukları vardır. Raporda şöyle geçer, polis ekibinin yaptığı araştırmaya göre Emine Akçay, olaydan 6 saat önce cebindeki son parayla odun almak istedi. Oduncu, “Bacım bu paraya odun olur mu” dedi, sonra para almaksızın verdi. Ancak odunlar ıslanmıştı. Odunları yakamadı. Eski bir kamyon lastiğini yakmaya çalıştı, beceremedi. En son saç kurutma makinesini çalıştırıp oğlunun eline tutuşturdu. Sonra arka odaya gidip tavandaki saca ipi bağlayıp kendini astı. Bu, hak, hukuk ve adalet arayanların çağrısıdır aslında. Bu söylediğim Man Adası’nda şirket kuranların dramı değil, bu, bu ülkede aç kalan açıkta kalan milyonlarca kadının dramıdır. Ben Emine Akçay’ları yaratan düzene isyan ediyorum. Ben Bülent Ecevit’in felsefesinden geliyorum, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün felsefesinden geliyorum. İnsanca ve hakça bir düzen istiyorum.

Kimsenin mağdur olmadığı bir düzen istiyorum. Herkesin can ve mal güvenliğinin olduğu bir düzen istiyorum. Siz sadece yandaşlarınızı düşünürseniz bu düzen insanca ve hakça olmaz. Mücadele edeceğiz, mücadele edeceğiz. Ve bu mücadelenin kahramanları kadınlar olacak.

“ELİNDE VİSKİ KADEHİ, ALTINDA ŞORT…”

Birileri vergi ödememek için her türlü tezgâhı kuruyor. Emine Akçay odun almak için vergi öder. Man Adası’nda şirket kuranlar vergiden kaçınmak için her türlü sahtekarlığı yaparlar. Ben bunun hesabını sormayacak mıyım? Durumu iyi olan, köşeyi dönen pırlanta alır. Vergi yoktur. Yakut alır vergi yoktur. Ama bir de 12 saat direksiyon sallayan kamyon şoförünü düşünün. Dünyanın en ağır vergisini ödüyor. Kamyon şoförü, TIR şoförü, traktör kullanan çiftçi kardeşlerime söylüyorum. Dünyanın en pahalı mazotunu sana satıyorlar. Ama bu beyler, vergi ödememek için her türlü numarayı çekiyorlar. Neymiş, millilermiş, yerlilermiş. Sen kendi ülkende vergi ödememek için vergi cennetlerinde şirket kurarsan sen ne millisin, ne yerlisin kardeşim. Sen gayri millisin. Çiftçi vergi öder, kamyon şoförü öder. Ama ben size söyleyeyim, elinde viski kadehi, altında şort, tüm limanları gezer, o da mazot alır. Ama bir kuruş vergi ödemez. Şimdi ben size sesleniyorum, kardeşim sen bunun hesabını soracaksın. Ne zaman? 2019’da soracaksın. 2019’da kadın hareketiyle biz, bunları sandığa gömeceğiz.

Bir şey daha, ayda 1404 lira alan bir asgari ücretliyi düşünün. Gelir vergisi öder, KDV öder, damga vergisi öder, ÖTV öder, ama bu Man’cılar, hiçbir şey ödememek için yurt dışında tezgah kurar. “Bunlara dokunmayın” diyorlar. Hepsine dokunacağım, hiçbirini gece uyutmayacağım.

“VİCDANLARI AYAĞA KALDIRANA KADAR KONUŞACAĞIM”

Soruma hala cevap alabilmiş değilim. 1 Sterlin’lik şirkete 15 milyar dolar para niye gelir? Hala bekliyoruz cevabını. Adil vergileme getirdik diyorlar vergilemede adalet yok. Sen vergi kaçırmak için her türlü dümeni çevireceksin, sonra garibanın kefen bezinden dahi vergi alacaksın. Konuşacağım, konuşacağım. Bu ülkede vicdanları ayağa kaldırana kadar konuşacağım.

“BELGELER MADEM SAHTEYDİ…”

Efendim, hala belgeler sahtedir diyorlar. Kendilerine cevabım çok basit. Kardeşim madem sahteydi, Meclis’te komisyon kuralım. Çoğunluk sende, gelmiyorsun. Komisyon kurmuyorsun. Belgelerin sahte olmadığını sen de biliyorsun. Benim sözüm söz, bunu sonuna kadar takip edeceğim. Efendim bu bir şirket ticaretiymiş. Bu hangi şirket? Cevap yok. Kârı ne? Cevap yok. Bu transferler niye yapıldı? Cevap yok. 1 Sterlin’lik şirket 15 milyar dolarlık ticareti nasıl yapıyor? Cevabı yok.

“SEVGİLİ ERDOĞAN…”

Sevgili Erdoğan, gözlerinden öpüyorum seni. Oğluna sor, damadına sor, dünürüne sor. Ben bunların hepsini biliyorum. Sevgili Erdoğan, doktoru yanına al. Enişten Ziya İlgen’in Man Adası’nda şirketi var mı? Enişte, Man Adası’nda niye şirket kursun? Bunları bileceksin. bu şirketin sermayesi nedir? Bileceksin.sozcü

 

YORUMLAR






    0 YORUM

Google Analytics Alternative