USD
5,8020
EURO
6,6600
ALTIN
230,2092

EGD’NİN KARTEPE ZİRVESİNDE GELECEĞİMİZ TARTIŞILDI!

Türkiye’nin tohum üretimi bir milyon tonu aştı – Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı Yılmaz: 1990'da 97 bin ton olan sertifikalı tohumluk üretimi 2002 yılında 145 bin tona, 2016'da 958 bin tona ve 2017'de 1 milyon 49 bin 361 tona yükseldi" – "2017 sonu itibarıyla ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 73'e çıktı. Geçen yıl 185 milyon dolarlık […]

EGD’NİN KARTEPE ZİRVESİNDE GELECEĞİMİZ TARTIŞILDI!

Türkiye’nin tohum üretimi bir milyon tonu aştı
– Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı Yılmaz:
1990'da 97 bin ton olan sertifikalı tohumluk üretimi 2002 yılında 145 bin tona,
2016'da 958 bin tona ve 2017'de 1 milyon 49 bin 361 tona yükseldi"
– "2017 sonu itibarıyla ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 73'e çıktı. Geçen yıl 185
milyon dolarlık tohum ithal eden Türkiye 136 milyon dolarlık ihracat yapmıştır"
– "Türkiye'de üretilen tohumluklar doğaldır. Hiçbirisinin genetiği değiştirilmemiştir.
Türkiye'de GDO'lu tohumların üretilmesi, ithalatı yasak"
– "Türkiye İsrail'den tohum alıyor ancak İsrail'e tohum da satıyor. Toplam ithalatımız
içinde İsrail'in payının önemsiz olduğunu söyleyebilirim"

Ekonomi Gazetecileri Derneği(EGD) ile Türkiye Odalar Borsalar Birliği'nin (TOBB) birlikte
düzenlediği 13. Kartepe Ekonomi Zirvesi 23-25 Şubat 2018 tarihinde Kocaeli Kartepe’de
gerçekleştirildi. Turkcell, Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) ve The Green Park
Hotels’in destek verdiği Kartepe Ekonomi Zirvesi’ne İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak
üzere 15 şehirden 200 ekonomi gazetecisi katıldı. EGD’nin temsilcilik açtığı 15 ilin
temsilcisinin de hazır bulunduğu zirvede mesleki konular masaya yatırıldı.
Zirve kapsamında TÜRKTOB Başkanı Kamil Yılmaz, gazetecilere tohumculuk sektörü ile
ilgili özel bir sunum yaptı ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte gazetecilerin tohumculuk
sektörü ile ilgili sorularını cevapladı.
Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı Kamil Yılmaz, yaptığı sunumda 1990'da
97 bin ton olan sertifikalı tohumluk üretiminin 2016'da 958 bin tona, 2017'de ise 1 milyon 49
bin 361 tona yükseldiğini söyledi. Türk tohumculuk sektörünün geldiği son noktaya ilişkin
bilgiler veren Yılmaz, tohumun, insanların beslenme ve giyinmesinde çok önemli bir sektör
olduğunu bildirdi.
Yılmaz, bir taraftan sanayileşmeye önem verirken, tarımın zaman zaman ihmal edilebildiğini
kaydederek, tohumculukla ilgili Cumhuriyet tarihinde yapılan çalışmalardan bahsetti.
Tohumculuk kavramlarının Türkiye'de ilk kez 1960'larda konuşulmaya başlandığını dile
getiren Yılmaz, 1963'ten sonra Türkiye'nin tohumluk üretimi, ticareti, sertifikasyonu, piyasa
denetimi, tohumluk standartları gibi kavramlarla tanıştığını anlattı.
Yılmaz, 1980'li yıllara gelindiğinde Türkiye'de tamamen kamu ağırlıklı bir tohumculuk
sektörünün bulunduğunu kaydederek, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve sonrasında
sektörde serbest piyasanın işletilmeye başlandığını, özel tohum şirketlerinin kurulmasına
imkan verildiğini aktardı.
– "2017'de 238 milyon adet meyve fidanı üretildi"
Yılmaz, tohumculuk sektöründe 1980'de 3 olan şirket sayısının bugün 832'ye çıktığını
belirterek, "1990'da 97 bin ton olan sertifikalı tohumluk üretimi 2002 yılında 145 bin
tona, 2016'da 958 bin tona ve 2017'de 1 milyon 49 bin 361 tona yükseldi." diye konuştu.
Tohumluk üretiminin 2007'de 325 bin ton iken 2008'de kurulan ve bugün 43 bin üyeye ulaşan
TÜRKTOB'un çalışmaları sayesinde rakamın ciddi artış göstererek 2010'da 497 bin tona
yükseldiğini dile getiren Yılmaz, ondan sonraki yıllarda da sektörün istikrarlı bir ilerleme
sağladığını bildirdi.

Yılmaz, fide, fidan ve süs bitkilerinde önemli noktaya geldiklerini belirterek, "2017'de 238
milyon adet meyve fidanı, 4 milyar adet sebze fidesi, 1 milyar 619 bin adet süs bitkisi
üretildi." ifadesini kullandı.
Fidan, fide ve süs bitkileri üretiminin tamamına yakınının özel sektör tarafından
gerçekleştirildiğini aktaran Yılmaz, 2017'de 56 milyonu aşkın iç mekan süs bitkisi, 491
milyona yakın dış mekan süs bitkisi, 22 milyona ulaşan çiçek soğanı üretimiyle ciddi
rakamlar elde ettiklerini anlattı.
– Hedef küresel tohum ticaretinde ilk beşe girmek
Yılmaz, sadece 30-35 yıl önce tohumculukta "ihracat" diye bir kavramın olmadığını, sadece
ithalatın olduğunun altını çizerek, "Ancak 2017 sonu itibariyle ihracatın ithalatı karşılama
oranı yüzde 73'e çıktı. Buna fide, fidan ve süs bitkileri eklendiğinde bu oran yüzde 90'ın
üzerine çıkmıştır." şeklinde konuştu.
Türkiye'nin geçen yıl 185 milyon dolarlık tohum ithal ettiği bilgisini veren Yılmaz, buna
karşılık ihracatın 136 milyon dolara ulaştığını bildirdi. Yılmaz, son 15 yılda ihracatı 8 kat
artırdıklarını, 80 ülkeye tohum ihraç ettiklerini, hedeflerinin küresel tohum ticaretinde
dünyada ilk 5 ülke arasına girmek olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin önemli bir tarım ülkesi olduğuna değinen Yılmaz, özellikle tahıllarda, sebzelerde
ve meyvelerde dünyada önemli üreticilerden olduğunu vurguladı.
Türkiye'de tahıl üretim alanlarının azaldığını ancak üretim miktarının arttığını dile getiren
Yılmaz, kaliteli tohumların kullanılmaya başlaması sonrası bitkisel ürünlerde ekim alanlarının
azalmasına rağmen üretimin arttığını aktardı.
Kaliteli ve sertifikalı tohumun önemine dikkati çeken Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Sertifikalı tohum dediğimizde, kayıt altına alınmış, tarımsal-teknolojik hastalık ve zararlara
dayanıklılık gibi özellikleri belirlenmiş tohumları kast ediyoruz. Yabancı otlardan, diğer tür
ve çeşitlerden arındırılmış, yüzde 97-99 saf olan, sadece tohum olan ürünlerden oluştuğu için
hem mısırda hem şeker pancarında hem buğdayda hem pamukta hem şeker pancarında hem
diğer bazı yem bitkilerinde önemli verim artışları sağlanmıştır."
– "Hibrit tohum verimi artıran önemli mekanizmalardan"
Yılmaz, son dönemde kamuoyunda sertifikalı tohumların insan sağlığına zararlı olduğuna,
genetikleri değiştirilmiş organizmalarla eş görüldüğüne dair görüşlerin olduğunu belirterek, şu
değerlendirmelerde bulundu:Bu konularda Türkiye'de üretilen tohumluklar doğaldır. Hiçbirisinin genetiği
değiştirilmemiştir. 2010 yılında biliyorsunuz Biyogüvenlik Yasası çıktı. Buna göre Türkiye'de
GDO'lu tohumların üretilmesi, ithalatı yasak. Sadece Biyogüvenlik Kurulu'nun izin verdiği,
mısır ve soyada ürünlerin ithalatı yem sanayisinde kullanılmak üzere yapılıyor. Ancak
Türkiye'de bunun üretimi yasak.
İkincisi hibrit tohumlar gerçekten verimi artıran mısırda, domateste, biberde, mısırda,
ayçiçeğinde, salatalıkta önemli mekanizmalardan bir tanesi. Hibrit tohumlar hiçbir zaman

laboratuvar ortamında, yapay şartlarda elde edilmiş değil. Bunlar doğal ortamda
saflaştırılmış… Hibrit tohum elde ederken melezleme yapılan bireylerin yakın akraba olması
istenmez. Mümkün olduğu kadar uzak akraba olması istenir. Buradaki amaç en yüksek verimi
sağlamaktır."
– "Tohumculuk şirketlerinin yüzde 93,5'i yerli"
Yılmaz, Türk tohumculuk sektörünün son dönemde ciddi mesafeler kaydettiğinin altını
çizerek, ancak Türkiye'nin toplam sertifikalı tohum ihtiyacının yüzde 40'ını üretebildiğini ve
kullanabildiğini söyledi.
Verimliliğin artırılması ve ekonomiye daha fazla katkı sağlanması için kullanılan sertifikalı
tohum miktarının yüzde 80-90'lara çıkması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, tarımı gelişmiş
ülkelerde oranların bu düzeyde olduğunu bildirdi.
Yılmaz, 1980'li yıllarda 3 olan yerli firma sayısının bugün 832'ye yükseldiğini yineleyerek, bu
şirketler içinde tamamen yerli sermaye ile kurulmuş olanların sayısının 778 olduğunu, bu
rakamın, şirketlerin yüzde 93,5'inin yerli olduğunu gösterdiğini anlattı.
Yerli-yabancı ortaklığı ile kurulmuş şirket sayısının 22, tamamı yabancı sermayeli şirket
sayısının 32 olduğunu dile getiren Yılmaz, "Yerli sermayeli 778 şirketin ticaret hacmindeki
payı yüzde 51, ortak sermayeli 22 şirketinki yüzde 18, yabancı sermayeli 32 şirketinki ise
yüzde 30." dedi.
Yılmaz, yerli sermayeli şirketlerin ticaret hacmindeki paylarının her geçen gün arttığını
belirterek, sektörün gelişimi için Ar-Ge faaliyetlerinin, aktarılan kamu kaynaklarının payının
arttığını anlattı.
Birlik tarafından 2016 yılında başlayan Tohumculuk Sektörü Ulusal Strateji Geliştirme
Projesi'nin geçen yıl tamamlandığını kaydederek, bu kapsamda belirledikleri vizyonlarından
ve hedeflerinden bahsetti.
– "Sertifikalı tohumla verim artıyor"
Yılmaz, son dönemde sertifikalı tohum karşıtı söylemlerin dillendirilmeye başlandığını
kaydederek, şunları söyledi:
"Ne yazık ki sertifikalı tohum kullanımın yaygınlaşmasının çok uluslu şirketlerin ve büyük
marketlere ürün satan tedarik zincirlerin işine yaracağını söyleyenler var. Bitkisel ürünlerde
üretim miktarları 2017'de tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 68 milyon 61 bin ton, sebzelerde
30 milyon 826 bin ton ve meyvelerde 20 milyon 809 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Bir
önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 4,2, sebzelerde yüzde 1,8,
meyvelerde yüzde 9,7 oranında artış olmuştur.
Ülkemizde ekilen tarım alanları ürün gruplarına göre ya aynı kalıyor ya da azalıyor. O zaman
bu üretim artışlarını nasıl sağlayabiliyoruz? Tabi ki en başta sertifikalı tohum üretimi ve
kullanımının yaygınlaşmasıyla ve modern yetiştirme tekniklerinin kullanılmasıyla
artıyor. Sertifikalı tohum verimin en az yüzde 25, hibrit çeşitlerde yüzde 100 oranında
artmasını sağlayan tohum demektir.

Yılmaz, çiftçilerin kendi kullanacağı tohumu üretemeyeceğine dair söylemlerin doğru
olmadığını kaydederek, "Çiftçiler kendi ürettikleri veya çoğalttıkları tohumlukları ticarete
konu etmedikleri sürece kullanmaları mümkündür. Yerel çeşit adı altında ürünlerin kontrolden
geçmeden, tohum kalite standartlarına uygunluğu tespit edilmeden, tohumla geçen hastalık
etmenleri yönüyle kontrol yapılmadan satılması çiftçimizi ve tohum kullanıcıyı mağdur
edebileceği için ticarete konu edilmemektedir." diye konuştu.
– "İthalatımızda İsrail'in payı önemsiz"
Yılmaz, Türkiye'nin İsrail'den yüksek miktarda tohum aldığına ve tohumculukta bu ülkeye
bağlı olduğuna dair iddiaların hatırlatılması üzerine sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkiye İsrail'den tohum alıyor ancak İsrail'e tohum da satıyor. 2016'da yüzde 6 iken 2017'de
yüzde 7 olmuş. Biz İsrail'e sadece tohum değil sebze de satıyoruz. Geçen yıl 15 milyon
dolarlık domates satmış. Ancak öyle bir izlenimler var ki sanki bütün tohumları İsrail'den
alıyoruz veya İsrail'den tohum almazsak üretim yapamayacağız. Toplam ithalatımız içinde
İsrail'in payının önemsiz olduğunu söyleyebilirim."

 

 

 

413 dergi, 75 gazete Turkcell Dergilik’te
Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ile Türkiye Odalar Borsalar Birliği
(TOBB)’un birlikte düzenlediği 13. EGD Kartepe Ekonomi Zirvesi’nde mesleki
konular tartışılırken, zirvenin sponsorlarından Turkcell de özel bir sunum yaptı.
Turkcell Dijital Medya ve Eğlence Direktörü Barış Zavaroğlu’nun, “Teknoloji
ile dönüşen medyada yeni trendler” adlı sunum gerçekleştirdi.
Şuan tüm yayıncılığı domine eden uydunun 10 yıl sonra olmayacağını belirten

 

IMG_5943 turkcell kartepe
Turkcell Dijital Medya ve Eğlence Direktörü Barış Zavaroğlu, “Gelecekte tüm
TV yayınları; ya kabloyla, ya da mobil üzerinden yapılacak. Çünkü fiber
kablolarla yapılan iletişim, çok güçlü ve kesintisiz bir yayın sunuyor. Amerika
pazarına baktığınızda, her bir GSM operatörünün bir medya kuruluşunu satın
aldığını görüyorsunuz. Yakında 5G teknolojisine geçeceğiz ve bu teknolojiyle
çok daha net ve hızlı bir yayın elde edeceğiz. Bir süre sonra, tüm datayı 5G
üzerinden alacağız. Böyle baktığınızda, GSM operatörleri ile yayıncıların
bütünleşeceği bir süreç bizi bekliyor” dedi.

413 dergi ve 75 gazeteyi kullanıcılarına sundukları dijital yayın servisi Dergilik
hakkında bilgi veren Barış Zavaroğlu, “500’e yaklaşan yayın ve 70’i aşan ulusal
ve yerel gazeteyi kullanıcılarımıza sunduğumuz dijital yayın servisi Dergilik,
Türkiye’de yayıncılık sektöründe önemli bir canlanma yarattı ve kullanıcılar
uygulama üzerinden 4.5 milyon yayın okudu” dedi. Türkiye’nin en popüler
müzik uygulaması fizy’nin ise geçen yıl ilk kez canlı yayınlanan konserlerle
birlikte AppStore’da indirilen uygulamalarda ilk sıraya kadar yükseldiğine
dikkat çeken Zavaroğlu, fizy üzerinden geçen yıl 2.2 milyar şarkı dinlendiğini
belirtti. Turkcell’in TV platformu TV+’ın 6.6 milyon kullanıcı tarafından
indirildiğine değinen Barış Zavaroğlu,  TV+ ile küçük ekrandan TV izleme
süresinin günde 63 dakikaya ulaştığını ve TV+’ın mobil uygulamasıyla pazarda
açık ara lider olduklarını söyledi.
Barış Zavaroğlu, şunları kaydetti: “TV+’da, 160 tane yerli ve yabancı kanal
bulunuyor. Türk izleyicisi, genelde yerli kanalları izliyor, özellikle dizilerin
finallerinde ve futbol maçlarının olduğu günlerde cep telefonundan TV izleme
oranları çok artıyor. İzleyici bir paketi satın alırken, belgesel kanalınız var mı
diye soruyor, ancak genelde belgesel kanallar izlenmiyor. Türk tüketicisinin cep
telefonundan tükettiği datanın yüzde 60’ı videodur. Bunun içinde youtube, tv
kanalları ve kişilerin çektiği videolar vs yer alıyor. 2020 yılında cep
telefonundan tüketilen datanın yüzde 78’nin video olacağını öngörüyoruz.
Özetle artık tüketiciler, mekan bağımsız olarak herhangi bir şeyin videosunu
mobilden izlemeyi istiyorlar. Turkcell TV+’ın mobil uygulamasıyla pazarda
açık ara lideriz.”

IMG_5903 EGD KARTEPE2

EGD, Anadolu’yla büyüyor
Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin (EGD) Anadolu yapılanması
çerçevesinde 15 temsilci belirlendi.

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak, derneğin ekonomisi
güçlü kentlerde temsilcilerle faaliyet göstereceğini söyledi. Kartepe Ekonomi
Zirvesi’nde bir araya gelen temsilciler EGD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Arslan moderatörlüğünde kent ekonomilerinin durumunu ve bölgelerinde ekonomi gazeteciliği konularında bilgi verdi.

IMG_6110 EGD ANADOLU1
Kaptepe Ekonomi Zirvesi’nde konuşan EGD Başkanı Toprak, Adana’dan
Samsun’a, Tekirdağ’dan Gaziantep’e onlarca kentte EGD Temsilcileri’nin göreve
başladığını belirterek, “Kent ekonomilerinin nabzını tutan arkadaşlarımızla yeni
dönemde farklı etkinliklere imza atacağız. Mesleğimizin gelişmesi çerçevesinde
faaliyetlerini sürdüren EGD, sadece medyanın merkezi İstanbul’da değil,Anadolu’nun her bölgesinde temsil edilecek. Bu dönem yönetim kurulumuzda Anadolu’dan bir arkadaşımıza görev verdik. Yönetim Kurulu Üyemiz Mehmet Uluğtürkan, Anadolu’daki temsilcilerimizin artması, aralarındaki koordinasyonun sağlanması ve bölgelerde gerçekleştireceğimiz etkinliklerle ilgili
görev yapacak” dedi.
15 TEMSİLCİ GÖREVE BAŞLADI
EGD’nin, Mehmet Uluğtürkan’ın Adana, Osman Altınışık’ın Ankara, Ali Kenan Sertalp’in Bursa, Nevser Eraslan’ın Edirne, İhsan Senir’in Erzurum, Tülay Taşkın’ın Eskişehir, Cengiz Halil Çiçek’in Gaziantep, Dilek Gappi’nin İzmir, ŞenerMeral’in Kartepe, C. Uğur Özgöker’in KKTC, Mehtap Akbaş Çiftçi’nin Kocaeli, Olay Tan’ın Muğla, Murat Gürsoy’un Ordu, Cemil Ciğerim’in Samsun ve Orhan Koçyiğit’in Sivas temsilcisi olarak görevlendirildiğini belirten Toprak,“Yapılanmanın ekonomi gazeteciliğini gelişmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Belirlediğimiz bu arkadaşlar kendi kentlerinin yanı sıra komşu kentlerini de temsil edecek. Ekonomisi güçlü diğer kentlerde de temsilci arkadaşlar belirleyerek Türkiye’nin tamamında olmayı hedefledik. Derneğimizin Anadolu’daki etkinliğini artıracak, oradaki meslektaşlarımızın gelişimine katkı sağlayacak projeler gerçekleştireceğiz”dedi.

YORUMLAR






    0 YORUM

Google Analytics Alternative