USD
3,5792
EURO
4,0042
ALTIN
145,8356

KİMDİ BU DARBECİLER?NEYİ PLANLADILAR? NEDEN YANILDILAR? 18 Temmuz 2016

 Eski Özel Kuvvetler mensubu Binbaşı ve analist Metin Gürcan'dan darbe girişimiyle ilgili çarpıcı yorumlar geldi. Gürcan, cemaatçi subayların darbe mekanizmasının beyni rolünü üstlendiği görüşünde. Gürcan, bu kliğin sıkışmışlık hissi yaşadığını belirterek "Kamikaze dalışı olmasa onlar 16 Temmuz veya 17 Temmuz sabahı toplu bir gözaltı dalgasıyla zaten gözaltına alınacakları" diyor. Gürcan, darbecilerin stratejisinin ‘önce Ankara-İstanbul’da askeri hakimiyeti kur, sonra bunu diğer illere taşı’ olduğu görüşünde... Gürcan, darbe girişimini 'aceleye getirilen bir kamikaze girişimi' olarak yorumladı, "15 Temmuz gecesi cunta, darbe girişiminin TSK’nın emir komuta zinciri içinde olduğunu ve ‘General Akar işin başında’ olduğu algısını yaratabilmek için çok uğraştı" dedi. Darbe girişiminin başarısızlığının önemli bir nedeninin Kara Kuvvetleri eksikliği olduğunu söyleyen Gürcan bir diğer faktörü şöyle anlattı: "Bir başka uzak neden ise darbeci üst rütbeli personelin halkın gerçekliğinden kopukluğu. Telsiz görüşmelerine de yansıyan bu seçkinci yaklaşımda ‘Savaş uçaklarının ve taarruz helikopterlerininİstanbul ve Ankara’da alçak uçuşları ile bu iki şehri teslim alırız. Siviller evlerinden çıkamaz’ şeklindeki bakış darbe girişiminin mevcut toplumsal dinamiklerini çok da yakından tanımadığını gösteriyor".. Gürcan'ın bir başka yorumu ise şöyle: Ankara kuvvetle muhtemel ağustos şûrasında sadece Türkiye’de birkaç yerde bireysel (belki de silahlı) direniş bekledi. Komuta kademesi böylesine bir toplu ve bir dereceye kadar koordineli kalkışmayı beklemiyordu. Gürcan'ın T24'te kaleme aldığı analiz şöyle: KİM DARBE YAPMAYA ÇALIŞTI? Her ne kadar hukuki soruşturmalarla bu sorunun cevabını alacak olsak da ben bu darbe girişimini yapan cuntadaki grupları açık kaynaklara da düşen atama listesi, il il sıkıyönetim komutanları listesi ile Whatsapp içeriklerine baktığımda önemi ve önceliklerine göre şu şekilde sıralıyorum: FETÖ MENSUBU SUBAYLAR - FETÖ mensubu subaylar: Bu subaylar 15 Temmuz gecesi mekanizmanın beyni rolünü oynadılar. Hukuki soruşturma süreçlerinde en önemli konu bu hain girişim ile Fethullah Gülen yapılanması arasında somut hukuki illiyet bağı kurulması üzerine yapılacak tartışmalar önem kazanacak. Ama size bir test sunayım. Tuttuğunuz takımı düşünün. Örneğin Beşiktaşlısınız. Biri size ‘iş ortamında Galatasaraylı gibi görün’ dese ona ne tepki verirsiniz? Şayet Beşiktaşlılık kimliğinizin, ahlakınızın ve şahsiyetinizin bir parçası ise bu size çok soğuk gelir, başaramazsınız. Ama görebildiğimiz kadarı ile bu darbe girişimine katılan subayların büyük çoğunluğu bırakın futbol taraftarlığını yaptıkları askerlik yeminini ve milletine/toprağına olan sadakatini bile unutabilecek bir ‘Frenkeştayn kimliği’ni yıllarca içlerinde saklayabilmişler. FRANKEŞTAYN KİMLİĞİNE BÜRÜNDÜLER Düşünün burada yüzlerce parlak 15-20 yıllık askeri geçmiş ve kariyerden bahsediyoruz. Bu kişiler milletini/toprağını ve tüm sevdiklerini ‘SATMAK’ pahasına bu Frenkeştayn kimliğine 15 Temmuz akşamı bürünebildiler. Bu bence psikoloji (bireysel analiz) ve sosyal psikoloji alanı (küçük grup dinamikleri ile topluluk düzeyi) bir patoloji. BU KLİĞİN YAŞADIĞI SIKIŞMIŞLIK HİSSİ Eminim ileride bu konuda ileride çok şey yazılıp çizilecektir. Ben burada iki önemli noktaya dikkat çekmek isterim. Bunlardan ilki bu kliğin yaşadığı sıkışmışlık hissi. Şayet onların bu kendi vatanları/milletleri üzerine ‘kamikaze dalışı’ olmasa idi onlar 16 Temmuz ve 17 Temmuz sabahı toplu bir gözaltı dalgası ile zaten gözaltına alınacaklardı. Millet, vatan ve demokrasi üzerine bir kumar oynadılar ve hepimizi kahreden bu kumarda şu an zaten gözaltındalar. Aslında sonuç açısından ‘çok da’ kayıpları yok. NEDEN KAMİKAZE YAPTILAR? Diğer nokta ise bu kişilerin doğrudan FETÖ’nün sivil siyasi aklı talimatı/yönlendirmesi ile mi bu kamikaze dalışına yöneldikleri, yoksa ‘insan doğası’ ile zamanla ve kendilerince bir güç yozlaşması ile mi radikalleştikleri sorusu. Bana göre Frenkeştayn kimliği ile general kimliği ve ‘benim gibi yüzlercesi var’ güveni bu klik için bir güç zehirlenmesine neden olmuş olabilir. - FETÖ’cü olmayan aşırı laiklik hassasiyeti olan ve Hükümet karşıtı subaylar: Gözaltına alınan isimlerden ve sıkıyönetim listelerine baktığımda bu listelerde ‘Sert laik’ ve ‘Sıkı Atatürkçü’ subayların da olduğunu görüyorum. KİŞİSEL ÇIKARLAR - Kişisel çıkar ve şahsi askeri kariyer için cuntaya katılanlar: Açık kaynaklara yansıyan haberlerde dikkat çeken şey; bu cuntanın başta bankalar, bol akçeli kamu kurumları ve hatta ataşelikler ile il sıkıyönetim komutanlıklarına kadar kişileri isim isim seçmeleri. Hayatının 30 senesini askeri kariyerine vermiş ve kariyer odaklı bir subay (özellikle generallik sırasındaki albaylar ve tüm generalliğe yükselecek tuğgeneraller) çoğu fırsat ve risklere, yaptıkları işin doğası gereği ‘pragmatist’ bakar. Aslında orta-üst düzey karar alıcılıktan üst düzey karar alıcılığa (askerlikte tümgenerallik ve üstü, özellikle orgenerallik imparatorluk olarak bilinir) geçiş her iş grubunda çok önemlidir. Bu nedenle bu ‘pragmatist tavır’ normal. Ancak askerlikte terfi eden ile emekli olan arasındaki fark cenazenizde yapılacak askeri tören, gömüldüğünüz mezar, askeri kamplarda nerede kaldığınız, oturduğunuz lojman ve kurum içindeki sizin ve ailenizin statüsü gibi önemli yaşamsal kriterleri belirliyorsa terfi konusundaki rekabet çok acımasız ve hatta ‘yıkıcı’ olabiliyor. Bu ihtiraslı ruh hali darbe gibi bir riski bir fırsat olarak görmelerine neden olabilir. Bu arada 1-4 Ağustos Yüksek Askeri Şûrası’nda (YAŞ) 1200’e yakın albayın emekliliğe ayrılacağını, TSK’nın büyük bir küçülmeye gideceğini de not edelim. Kısaca 2016 yılında rütbe tayinleri ve terfi kriterleri açısından TSK içinde bir kaotik ortam olduğunu vurgulamak gerekiyor.
Google Analytics Alternative