KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, son 10 yıl içerisinde yüzde 9’luk bir büyüme ortalaması gerçekleştiren KKTC ekonomisinin hizmetler sektörüne ağırlık vererek gelişme kaydedebileceğini söyledi. Eroğlu, “İnanıyorum ki kamu finansman dengesi sağlam bir noktaya getirilecek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde istikrarlı büyüme yeniden başlayacaktır” dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, son 10 yıl içerisinde yüzde 9’luk bir büyüme ortalaması gerçekleştiren KKTC ekonomisinin hizmetler sektörüne ağırlık vererek gelişme kaydedebileceğini söyledi. Eroğlu, “İnanıyorum ki kamu finansman dengesi sağlam bir noktaya getirilecek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde istikrarlı büyüme yeniden başlayacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs’ta barış istediklerini ancak bunun “nasıl olursa olsun bir antlaşmaya imza atacağız” anlamına gelmediğini söyledi. Kıbrıs konusunun daha fazla askıda kalmaması gerektiğini belirten Eroğlu, Kıbrıs’ta iki halk, iki demokrasi olduğuna işaret ederek, imzalanacak antlaşmanın Kıbrıs Türk halkına güvenlik sorunları yaratmaması ve 2 kesimliliği ortadan kaldırmaması gerektiğini kaydetti.
Kıbrıs Türk Halkı’na uygulanan ambargolarla, izolasyonların Avrupa Birliği başta olmak üzere medeni dünyanın bir ayıbı olduğuna işaret eden Eroğlu, “Başından bu yana tüm uzlaşma çabalarına olumlu yaklaşan Türk tarafı cezalandırılırken, Kıbrıs’ı Yunan hegemonyası altına sokmaya çalışan Rum tarafının ödüllendirilerek Avrupa Birliği üyesi yapılması büyük bir ayıptır” şeklinde konuştu.
“EKONOMİ, TÜM SAVAŞLARIN BAŞLICA NEDENLERİ ARASINDA GELİYOR”
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye Ekonomi Kurumu’nun KKTC’de gerçekleştirdiği 2. Uluslararası Ekonomi Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye Ekonomi Kurumu’na böylesi bir konferansı KKTC’de düzenlemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ortaya konulacak görüş, düşünce ve önerilerin küresel ekonomik krizin tamamen geride kalmasına ve dünya ekonomisinin canlanmasına katkıda bulunması temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, ekonominin, II. Dünya Savaşı’nın başlamasının yıldönümü olan 1 Eylül’de ele alınmasının da gayet anlamlı olduğuna işaret ederek, hemen hemen tüm savaşların başlıca nedenleri arasında ekonomik sebepler geldiğini kaydetti. Eroğlu, “Bugün de, dünyanın pek çok problemli yerine baktığımız zaman çok ifade edilmeyen ama pek ala bilinen nedenlerin başında ekonomik çıkarların olduğunu görüyoruz” dedi.
Kaynakların kısıtlı olmasına karşın insan ihtiyaçlarının sınırsızlığının sorunları, açmazları ve sıkıntıları beraberinde getirdiğine işaret eden Eroğlu, bunu aşmanın yolunun, her türlü zorluğa rağmen uluslar ve devletlerarası işbirliğinin geliştirilmesini sağlamak olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Yapılacak çalışmalarla mutlaka daha adil bir dünya düzeni kurulmalı, Dünya’nın hepimizin ortak yaşam alanı olduğunun bilinci ile davranılmalıdır” dedi.
KIBRIS MÜZAKERELERİ
Konuşmasında Kıbrıs konusundaki görüşme sürecinde gelinen noktayla ilgili bilgi de veren Cumhurbaşkanı Eroğlu, 2004 Annan Planı referandumunun ardından 8 Temmuz 2006 tarihinde başlayan ve Nisan 2010’dan bu yana kendisi ve Rum Yönetimi Lideri Dimitris Hristofyas arasında devam ettirilen yeni süreçte bugüne kadar “Yönetim ve Güç Paylaşımı”, “Ekonomi”, “Avrupa Birliği” konularının ele alındığını söyledi.
Eroğlu, can alıcı noktalarda bir uzlaşma sağlanmamasına rağmen bazı noktalarda ilerlemeler sağlandığını belirtti. Görüşme sürecinde gelinen aşamada “Mülkiyet” konusunun ele alındığını ve önümüzdeki günlerde karşılıklı olarak mülkiyetle ilgili önerilerin ortaya konacağını kaydeden Eroğlu, şöyle devam etti:
“İnşallah bir ilerleme sağlarız ve bu yıl sonuna dek bir antlaşma noktasına geliriz. Peki ümitli miyiz? ‘İnşallah olur’ diyoruz. Neden? Çünkü gelecek nesillere daha mutlu, daha huzurlu bir Ada, daha gelişmiş bir ekonomi bırakmak istiyoruz. Ama sadece bizim istememizle olmuyor. Rum tarafı da istemeli ve özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üye ülkesi ile Avrupa Birliği Rum tarafını doğru yolu izlemesi için teşvik etmelidir”
“BARIŞ İSTİYORUZ AMA…”
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs’ta barış istediklerini ancak bunun “nasıl olursa olsun bir antlaşmaya imza atacağız” anlamına gelmediğini söyledi.
Kıbrıs’ta iki halk, iki demokrasi olduğuna işaret ederek, imzalanacak antlaşmanın Kıbrıs Türk halkına güvenlik sorunları yaratmaması ve 2 kesimliliği ortadan kaldırmaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, imzalanacak antlaşmanın özellikle Kıbrıs Türkü için yaşamsal önemi olan Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisini sulandırmaması gerektiğini belirtti. Eroğlu, bulunacak antlaşmanın Türk-Yunan dengesini bozmaması ve yeni çatışma potansiyelleri içermemesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs konusunun daha fazla askıda kalmaması gerektiğini belirterek, “Kıbrıs Türk halkı olarak yaşanan çözümsüzlük ortamının suçlusu olmamamıza rağmen mağduru durumundayız. Kimsenin benim barışsever halkıma, sadece ve sadece özgürlük, egemenlik barış ve refah mücadelesi veren halkıma, komşu halkın hiç bir hakkında gözü olmayan insanlarıma, daha fazla bu mağduriyeti yaşatma hakkı yoktur” dedi.
“YOKTAN BİR EKONOMİ YARATTIK”
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, ekonomik gücün devletler ve halklar için ekstra siyasi güç anlamına geldiğinden KKTC ekonomisinin güçlenmesine büyük önem verdiğini söyledi.
Eroğlu, “Yoktan bir ekonomi yarattık. Bunun bilincindeyiz. Ama yaptıklarımızla yetinecek değiliz.
Yapısal sorunlarımız var ve bunun bilincindeyiz. Kamu finansmanı açısından dünyanın pek çok ülkesinde yaşanan sorunları biz de yaşıyoruz” dedi.
Ekonomik sıkıntıların aşılmasının en doğru yolunun ekonomiyi büyütmek olduğunu söyleyen Eroğlu, bunun için alt yapının tamamlanması, enerji sorunlarının aşılması, özel sektörün ve dıştan gelecek yatırımcıların önünün açılmasının şart olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, Anavatan Türkiye’den su ve elektrik enerjisi getirilmesi çalışmalarının hayati bir öneme sahip olduğuna işaret ederek, söz konusu iki projenin Kıbrıs’taki çözüm arayışlarına ve ileride iki halk arasında ve Kıbrıs ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde kilit rol oynayacağına inandığını söyledi.
“HİZMETLER SEKTÖRÜNE AĞIRLIK VEREREK GELİŞME KAYDEDEBİLİRİZ”
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, KKTC’nin hizmetler sektörüne ağırlık vererek gelişme kaydedebileceğini öngörüsünün hala geçerli olduğuna işaret ederek, “İnanıyorum ki kamu finansman dengesi sağlam bir noktaya getirilecek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde istikrarlı büyüme yeniden başlayacaktır” dedi.
KKTC ekonomisinin son 10 yıl içerisinde yüzde 9’luk bir büyüme ortalaması gerçekleştirdiğine dikkat çeken Eroğlu, Avrupa’nın 6’ıncı büyük ekonomisi haline gelen Anavatan Türkiye’de izlenen istikrarlı ekonomik politikalar nedeniyle yüksek enflasyon dönemlerinin de geride kaldığını belirtti.
Eroğlu, “Milli gelirimiz 2009 yılı itibarı ile fert başına 13 bin 300 dolar düzeyindedir. Bu rakamlar, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti dışında, dünya tarafından tanınmayan, gerek sosyal, gerekse siyasi ve iktisadi yönden dünyadan tecrit edilmeye çalışılan, ambargolara tabi olan bir ülkeye aittir” dedi.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, şöyle devam etti:
“Son dönemde üretimde teknolojik düzeyin yükselmesini hedefleyen politikaların, KOBİ gelişimine önem veren uygulamaların ve sanayi ürünlerinin ihracat odaklı olarak geliştirilmesi stratejisinin benimsenmesi ile birlikte dış gelirlerinin istikrarlı bir şekilde artması beklenmektedir. Artan kalite düzeyi, yüksek yıldızlı otel sayısı ve yükselmekte olan yatak kapasitesiyle Turizm sektörü; kalite düzeyi ve eğitim kapasitesi giderek yükselen üniversitelerimiz ve bunun yanında artan eğitimli genç insan gücü, ülkemizin sahip olduğu önemli avantajlar arasında sayılabilir”
KÜRESEL EKONOMİ
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, küreselleşme süreci son dönemde dünyada birçok değişimin ve dönüşümün nedeni olduğunu söyledi.
Eroğlu, “Dünya ticaretinde alışılageldik kısıtlamaların, tarife uygulamalarının, kotaların yavaş yavaş etkisizleştirildiği hatta dünyanın farklı coğrafyalarında oluşturulan ekonomik ve gümrük birliği uygulamaları ile gümrük vergilerinin kaldırıldığı küresel ticaret anlayışı ile sosyal ve siyasi anlayış ve değerler de gelişim ve değişim sürecinden geçmektedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, küresel ekonominin, 20’nci yüzyılın son dönemlerinde belirginleşmeye başlayan globalleşme süreciyle yeni bir bakış açısı kazandığını ve bununla birlikte uluslararası ticarete ve rekabet kavramına da farklı anlayışlar getirdiğini söyledi.
Eroğlu, küreselleşmenin temelinde küresel işbirliğinin geliştirilerek ulusların refah düzeylerini artırmaya çalışmasının yattığına işaret ederek, küreselleşmeden kaynaklanan komplikasyonlarla yüzleşmek, buna uluslararası alanda ortak çözümler aramak ve bulunan çözümleri uygulamaya koymak yine uluslararası ortak gayret gerektirdiğini söyledi. Eroğlu, “Şuna inanmaktayım ki, küresel ekonominin etkinliğinin azalması, meydana gelen sorunların ve ekonomik daralma ortamının etkisinin sürme riskini artıracaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, şöyle devam etti:
“Küreselleşme ile birlikte yavaş yavaş kalkan ticari sınırlamalar, gerek ticaret, gerekse finansal piyasalarda önce liberalleşme sonra da entegresyon süreçleri ivme kazanmıştır. Bununla birlikte rekabete de yeni anlayışlar gelmiştir. Firmalar büyümek için uluslararası Pazar odaklı büyüme stratejileri uygulamaya başlamışlar, bu da beraberinde daha da serbestleşen bir ticaret ortamının sağlanmasını gerektirmiştir. Bu şekilde dünya ticaretinin hacmi ve kapasitesi de gelişmektedir.
Küreselleşmenin yerleşmesi ve İktisadi bütünleşmenin derinleşmesiyle, ülkelerin makro ekonomik şartları da ortak etkileşime maruz kalmakta ve paralellik eğilimi göstermektedir. Son 10 yıla baktığımız zaman, global talepte artış olduğunu, dünya çapında ekonomik büyümenin ivme kazandığını, enflasyon düzeylerinde azalama olduğunu ve çok uluslu yatırımların nispeten artmış olduğunu görmekteyiz”.
MESUT GÜNSEV