CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, 15 kanun hükmünde kararnamenin iptali istemiyle açtıkları davada Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç için "reddi hakim" talebinde bulunmalarının reddedilmesi ve talebin "kötü niyetli" olduğu gerekçesiyle CHP’nin Anayasa Mahkemesi tarafından 6 bin lira para cezasına çarptırılmasını basından öğrendiklerini belirterek, kararın, Anayasa Mahkemesinin bundan sonra CHP’nin tarafı olduğu davalarda vereceği tüm kararları şaibeli kıldığını öne sürdü.
Tarhan, yaptığı yazılı açıklamada, CHP’nin, 15 kanun hükmünde kararnamenin iptali istemiyle açtığı davada, Wikileaks belgeleri olarak bilinen belgelerde yer aldığı belirtilen CHP hakkındaki sözleri nedeniyle Kılıç hakkında reddi hakim talebinde bulunduklarını ifade etti.
Bir yüksek yargıcın yürütme organıyla uygun olmayan ilişkilerden fiilen
uzak olmakla kalmayıp, aynı zamanda öyle görünmesi de gerektiğine dikkati çeken Tarhan, "Bir yüksek yargıcın, hem de yabancı bir ülkenin büyükelçiliğine iç
siyasete ilişkin iktidar söylemine yakın değerlendirmelerde bulunmasındaki tuhaf ötesi gariplik bir yana, TBMM’nin çıkardığı yasaları, yasa gücünde kararnameleri, TBMM İçtüzüğünü ve anayasa değişikliklerini gerek gördüğü durumlarda Anayasa Mahkemesine taşımakla anayasal olarak yetkilendirilmiş ana muhalefet partisini şikayet etmesi, tarafsızlık ilkesiyle bağdaşmayan eylemler içinde bulunduğuna karine teşkil etmektedir" dedi.
Tarhan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
"Dolayısıyla partimizce yapılan ret talebi dünyanın her yerinde makul,
gerekçeli, dayanağı olan bir talep olarak değerlendirilebilecekken, ’kötü
niyetli’ olduğu gerekçesiyle Türk anayasa yargısı tarihinde bir ilk olarak adeta
ana muhalefet partisine ’sen artık fazla oldun’ mesajı vermek amacıyla para
cezasına hükmedilmiş olduğunu basından öğrenmiş bulunmaktayız. Asıl kötü niyetli olan bizatihi bu karardır.
Davanın tarafına bilgi vermeden doğrudan basına servis edilen bu kararın,
Türkiye’de yargıya ve yargı kararlarına yönelik kuşkuları bir kez daha
doğrulaması bir yana, aslında kararın ana fikri şudur; önce Meclis TV yayınının
süresinin kısılması, ardından kürsüdeki bir anamuhalefet milletvekiline fiili
saldırının cezasız bırakılarak, bu tür saldırıların teşvik edilmesi, iç tüzük
değişikliği teklifi ile muhalefete verilen konuşma sürelerinin sınırlandırılmasının ardından ana muhalefet partisi başkanına düzenletilen bir fezleke ile ’Susun, konuşmayın. Konuşursanız, eleştirirseniz yanarsınız’ uyarısının verilmesinin ardından anamuhalefet partisinin anayasal başvuru hakkını sınırlandırmak ve yargı aracılığıyla gözdağı vermek için bu kez daha orijinal bir yöntemle, para cezası ile susturmaya çalışmaktan ibarettir.
Gösterilen bu sopanın CHP’yi yıldıracağını zannedenler bir kez daha
yanılmaktadırlar. Bu kararla birlikte, Anayasa Mahkemesinin haklı talebimizi
haksız ve kötü niyetli bir yaklaşımla para cezası ile karşılaması, bundan sonra
tarafı olduğumuz davalarda vereceği tüm kararları da şaibeli kılmıştır."