Sütteki zararlı kalıntı binde bir bile değil, kimse endişe etmesin
Tarım Bakanı Eker, sütteki zararlı kalıntı oranının binde bir bile olmadığını belirterek 'Çıkardığımız yeni yönetmeliklerle her türlü denetimi yapıyoruz, kurallara uymayanlara ağır cezalar veriyoruz. Şu an Türkiye'deki mevzuat Avrupa Birliği ile aynı, Brüksel'de Amsterdam'da neyse o, vatandaşlarımız kaygılanmasın' dedi
Tarım Bakanı Mehdi Eker, TBMM'de muhalefetin soru önergesine verdiği yanıtta 'Sütte karaciğer kanseri, sarılık ve siroza yakalanma riskini artıran antibiyotik kalıntısı ve M1 rastlandığı' değerlendirmesine açıklık getirerek 'Sütte antibiyotik kalıntılarına rastlanılması, binde bir bile değil, yani bin tane örneğin içerisinde bir tane bile değil. Vatandaşlarımızın endişe etmesini gerektirecek bir şey yok' dedi. Bakan 'Antibiyotik kalıntısı; hayvanlar hastalandığında onlar tedavi ediliyor; bazen çok çok nadir durumlarda bunların içinde hala antibiyotik kalıntısı bulunan sütler toplanabiliyor, işlenebiliyor, sanayi sütü haline gelebiliyor. Ancak bu binde bir bile değil, yani bin tane örneğin içerisinde 1 tane bile değil. Ama bu dünyanın hiçbir yerinde yüzde yüzde mutlaka sıfır değerine zaten sahip değil. Biz tabi bize sorulduğunda zaman zaman rastlanabiliyor dedik' şeklinde konuştu.
102 YÖNETMELİK
Gıda güvenliğine ilişkin yapılan 102 yönetmelik çıkardıklarını ve bunu kamuoyuna açıkladıklarını hatırlatan Eker, bu konularda olabilecek binde birlik ihtimali bile ortadan kaldırmaya yönelik yeni bir sistem getirdiklerini anımsatarak 'Bizim getirdiğimiz yeni mevzuat AB ile de uyumlu. Yani Brüksel de neyse Bursa'da o, Amsterdam'da neyse Ankara'da o. Hiç bundan endişe etmeyin' dedi.
AĞIR CEZA VERİLİYOR
YENİ sistemde antibiyotikli sütlerle ilgili ağır cezalar, müeyyideler getirildiğini belirten Eker, şöyle devam etti: 102 yönetmelikle Türkiye'de herkesin her alanda yani bütün üreticinin sanayicinin, depocunun yani tedarik zincirindeki herkesin sorumluluğunu paylaşacağı bir yeni mekanizma getirildi. Vatandaşlarımızın da bu konuda endişe etmelerini gerektirecek bir şey yok. Daha etkin denetim mekanizmaları getirildi' dedi. Yeni sisteme göre hata yapan, yanlış yapan gıdayla ilgili firmaların ismini açıklayacaklarını, ifşa edeceklerini söyleyen Bakan Eker, 'Bu tip durumlarda ağır cezalar veriliyor. Örneğin sütte antibiyotik tespit edildiğinde 10 bin lira ceza veriliyor ve bu tip sütler tespit edildiği anda zaten imha ediliyor' değerlendirmesini yaptı.
Sanayide içinde kalıntı olan süt kullanılmaz
ULUSAL Süt Konseyi Başkanı Harun Çallı da sanayide kullanılan sütlerin tüm testlerden geçtiğini belirterek 'Tüm ambajlı üreticiler sütü almadan önce testlerini yaptırır, üreticilerini sürekli denetler. Standartlara uygun olmayan sütler alınmaz. Bu tür zararlı ürünler, merdiven altı üretim ya da açık sütlerde olabilir. Vatandaşlar tüketirken paketlenmiş, markasını bildikleri sanayi tipi sütleri tercih etmeli' yorumunu yaptı.
DENETİM GÜVENLİĞİ ARTIRIR
SÜT, Et Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) de süt hakkındaki haberlerin kamuoyunda tedirginliğe yol açtığını belirterek 'Sektörün çatı kuruluşu olarak temsilcisi olduğumuz et ve süt ürünlerinde gıda güvenliği için kayıt dışı ve merdiven altı üretim ile mücadele ediyoruz. Bu nedenledir Bakanlığımızın çıkardığı yürürlüğe koyduğu yeni gıda güvenliği sistemini büyük bir memnuniyetle karşıladık. Avrupa Birliği gıda güvenliği esasları ile uyumlu yeni yasanın, tüm ilgili ve yetkililer nezdinde kabul görmesi ve uygulanması mevzuat değişikliğinden çok daha zordur' denildi. Açıklamada, kayıt dışı ve hileli ürünler ile sağlığı tehdit edenlerin denetimlerle ortaya çıkarılmasının da gıda güvenliği açısından önemli olduğu vurgulandı.
SÜT ÜLKE SAĞLIĞI AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ
Muharrem Yılmaz-SÜTAŞ Başkanı: Süt, hakkında konuşurken çok dikkatli olmak gerekiyor, çünkü beslenme açısından çok önemli bir ürün. Fayda-maliyet analizi açısından baktığımızda Türkiye'de tüketimini artırmamız gerektiği ortaya çıkıyor. Kafaları karıştıracak, insanları kaygıya itecek açıklamalar, yorumlar bu sektöre zarar verir. Bunları SÜTAŞ'ın sahibi olarak değil, vatandaş olarak söylüyorum. Üretici olarak tüm kontrolleri, testleri yapıyor; standartlara uyuyoruz. Nasıl bir deterjan, giysi, teknolojik ürün alırken markasını bilmediğimiz, nasıl üretildiği hakkında bilgi sahibi olmadığımız ürünleri tercih etmiyorsak aynı şeyi gıda için de yapmalıyız.