USD
EURO
ALTIN

izmit escort

mersin escort

PROF.DR. ALPER KAYA UYARDI:BOYUN VE BEL FITIĞI OLMAMAK İÇİN BUNLARI YAPMAYIN!

RÖPORTAJ: OLAY TAN Beyin ve sinir cerrahisi uzmanı Prof Dr. Alper Kaya son yıllarda boyun ve  bel fıtığında çok fazla artış olduğunu dikkat çekti. Dr. Kaya”Bel fıtığı ve boyun fıtığı modern çağın insanının neredeyse arkadaşı gibi olmuştur, son zamanlarda çok sık görülmektedir. Eskiden tarlada, bahçede çalışarak, at binerek ya da yakın mesafeleri yürüyerek ulaşan insanlarda egzersiz doğal […]

PROF.DR. ALPER KAYA UYARDI:BOYUN VE BEL FITIĞI OLMAMAK İÇİN BUNLARI  YAPMAYIN!

RÖPORTAJ: OLAY TAN

Beyin ve sinir cerrahisi uzmanı Prof Dr. Alper Kaya son yıllarda boyun ve  bel fıtığında çok fazla artış olduğunu dikkat çekti. Dr. Kaya”Bel fıtığı ve boyun fıtığı modern çağın insanının neredeyse arkadaşı gibi olmuştur, son zamanlarda çok sık görülmektedir. Eskiden tarlada, bahçede çalışarak, at binerek ya da yakın mesafeleri yürüyerek ulaşan insanlarda egzersiz doğal olarak hayatlarının bir parçasıydı.

Ancak son yıllarda insanoğlu gelişen teknoloji ile masa başı işlere, bilgisayar, televizyon,cep telefonu gibi teknolojik cihazlara adeta mahkum olmuşlardır. Son derece kötü ve sabit pozisyonlarda bu cihazlar karşısında saatlerimizi harcamamız işte bize boyun ve bel fıtığı gibi kas iskelet sistemi hastalıklarıyla geri dönmektedir”

Prof.Dr.Alper Kaya görüşmemizde boyun ve bel fıtığı konusunda önemli açıklamalar yaptı.

 BOYUN VE BEL FITIĞI NEDİR? NASIL BİR HASTALIKTIR?

Beyin ve sinir cerrahisi uzmanı Prof.dr.Alper Kaya’nın boyun ve bel fıtığı konusunda yaptığı açıklama:

Boyun ve Bel Fıtığı nasıl bir hastalık olduğunu anlayabilmek için öncelikle bu hastalığın boyunda ve
belde hangi yapının içinde meydana geldiğini anlamak gerekir. Vücudumuzda omurga dediğimiz yapı kafa tabanımızdan başlayıp kuyruk sokumumuza kadar uzanan 33 adet omur kemiğinden oluşan hareketli bir kemik yapıdır. Boyunda 7 adet omur kemiği mevcuttur, belde ise 5 adet omur kemiği vardır. Bu yapının hareketliliğini omur kemikleri arasındaki diskler sağlar. Omurga vücudun yükünü taşıyan, vücudumuzun dik durmasını sağlayan yapıdır.

Bel omurları vücudumuzun ağırlığını taşırken, boyun omurları da
kafamızın ağırlığını taşır. Omurgada bu ağırlık taşıma işinin en önemli parçası omurlar arasındaki
disklerdir. Diskler adeta birer yastık gibi işlev görür ve yükü orantılı bir şekilde vücudumuza dağıtır. Omurganın diğer önemli özelliği içinden omurilik kanalının geçmesidir. Omurilik kanalı beyinden tüm gövdemize dağılan sinir sisteminin (ana elektrik kablosunun) geçtiği yerdir.

MODERN ÇAĞIN HASTALIĞI

Boyunda omurilik kanalından çıkan sinirler kollardaki kaslara ulaşarak kollarımızın hareketini ve hissini (duyusunu), belde omurilik kanalından çıkan sinirler ise bacak kaslarımıza ulaşarak bacaklarımızın hareketini ve hissini sağlar.
Bel fıtığı ve boyun fıtığı modern çağın insanının neredeyse arkadaşı gibi olmuştur, son zamanlarda çok sık görülmektedir. Eskiden tarlada, bahçede çalışarak, at binerek ya da yakın mesafeleri yürüyerek ulaşan insanlarda egzersiz doğal olarak hayatlarının bir parçasıydı.

Ancak son yıllarda insanoğlu gelişen teknoloji ile masa başı işlere, bilgisayar, televizyon gibi teknolojik cihazlara adeta mahkum olmuşlardır. Son derece kötü ve sabit pozisyonlarda bu cihazlar karşısında saatlerimizi harcamamız işte bize boyun ve bel fıtığı gibi kas iskelet sistemi hastalıklarıyla geri dönmektedir. Yıllar geçtikçe nasıl vücudumuzun her bölgesinde yıpranmaya bağlı değişiklikler (dejenerasyon) oluşuyorsa omurlarımız ve onların arasındaki disklerde de bozulmalar olur.

İşte bu bozulmalar ile disklerin yük taşıma kapasitesi önemli ölçüde kaybolur ve bazen çok küçük zorlanmalarda bile diskler yırtılır ve içerisindeki yumuşak kıkırdağımsı doku dışarı fırlar.

İşte bu dışarı çıkan kıkırdağımsı doku boyun omurları içerisinde gerçekleştiyse omurganın içinden geçen omuriliği ve kollara giden sinirleri sıkıştırır, belde bu durum gerçekleştiğinde bacaklara giden sinirleri sıkıştırır. Bunun sonucunda eğer boyun fıtığıysa kollarda, bel fıtığıysa bacaklarda şiddetli ağrı, uyuşukluk ve güç kaybı gelişir, böylece boyun fıtığı, ya da bel fıtığı hastalığı oluşur.

Fıtıklaşma genellikle tek taraflıdır ve tek bir kolda şikayetler ortaya çıkar (belde de gene genellikle tek bacakda olur). Bazen bu fıtıklaşma boyunda ya da belde birden fazla diskte gerçekleşirse ve ek olarak kemik yapı, bağ dokusu kalsifikasyonları (halk arasında kireçlenme diye bilinir) ile birlikte olursa omurilik kanal darlığı hastalığı oluşmuş demektir. Bu hastalıkta da yine fıtıkda olduğu gibi eğer boyundaysa kollarda belde ise bacaklarda şiddetli ağrılar,
uyuşukluk, güç kaybı gelişir.

Ancak bu şikayetler boyun omurilik kanalı darlığında (Servikal spinal stenoz)
genellikle her iki kolda birden olur. Beldeki omurilik kanalı darlığında ise genellikle gene her iki bacakta ve çoğunlukla uzun süre ayakta kalmakla ve özellikle yürümekle ortaya çıkan şiddetli ağrılar olur.

BOYUN VE BEL FITIĞI NEDEN OLUR?

Boyun ve bel fıtığı temelde omurlar arasındaki disklerin yıpranması (dejenere olması) taşıdığı yüke dayanamayıp yırtılması sonucu olur. Dolayısıyla sürekli kafanın ağırlığını taşıyan boynumuzu doğru kullanmazsak ya da vücudumuzun ağırlığını taşıyan belimizi doğru kullanmazsak disklerdeki dejenerasyonlar fıtıklaşmayla sonuçlanacaktır. Ağır kaldırmalar, sürekli kafa önde bilgisayar başında çalışmalar (masa başı işleri), kafa önde kitap okumalar bu hastalığa zemin hazırlar.

Bazen boyun ve bel travmaları da fıtıklaşmaya neden olabilir. Süratle öndeki araca çarpma sonucu araç içerisindeki yolcularda meydana gelen kafanın ani öne arkaya git gel hareketleri, yazın havuza, denize balıklama atlamalar, su kaydıraklarında ardışık kaymalar sonucu çarpışmalar yüksekten düşmeler bu hastalığa zemin hazırlayan kaza türleridir. Karbonhidrattan yüksek diyetler, aşırı alkol ve sigara tüketimi yine disklerin ve omur kemiklerinin yıpranmasına (dejenerasyonuna) neden olarak boyun ve bel fıtığı oluşmasını kolaylaştırır.

BOYUN VE BEL FITIĞI BELİRTİLERİ

Hastalar boyun fıtığında kollara doğru yayılan bel fıtığında ise bacaklara yayılan bir ağrıdan şikayet ederler. Ağrı parmak uçlarına kadar yayılır ve uyuşma ile beraber olabilir. Ağrının yayıldığı kolda ya da bacaklarda kuvvet kaybı olabilir. Hastalar ellerine aldıkları ağır cisimleri yere düşürmekten şikayet ederler. Ağrı özellikle gece uykuda aşırı derecede artar. Eğer bası daha da ilerlerse yürüme güçlüğü ve dengesizlik de oluşur. Kişi idrarını ve dışkısını tutamaz hale gelir.

BOYUN VE BEL FITIĞI TEŞHİSİ

Kesin teşhis için MR çektirilir. MR’ın olmadığı yerlerde tomografide iş görebilir. Ancak MR varsa tercih
edilmelidir.

BOYUN FITIĞI TEDAVİSİ

Bu hastaların büyük bir çoğunluğu yaklaşık bir haftalık istirahat ve bu dönemde kullanılacak ağrı kesici,kas gevşetici ilaçlar bazende kortizol türevi ilaçlarla tedavi edilirler. Ancak bazen küçük bir hasta gurubunda tüm bu tedavi ve istirahate rağmen dayanılmaz ağrı şikayeti devam eder. Kolda güçsüzlük,kaslarda incelme, işini yapamama ve bunlara bağlı yaşam kalitesinin tamamen düştüğü komplike durum gelişir. İşte böyle durumlarda hekim uygun görüyorsa ameliyatla tedavi seçeneği devreye girer.

BOYUN FITIĞI AMELİYATI

Boyun ameliyatları gelişen teknoloji ile oldukça kolaylaşmıştır. Artık boynun ön tarafından ufak bir kesi ile girilerek fıtığa ulaşılmakta, ameliyat otuz-kırk dakika sürmektedir. Ameliyat esnasında boşaltılan diskin yerine hareketli protez ya da cage denilen malzeme konularak boşluk doldurulur.

Hasta ameliyattan altı saat sonra ayağa kaldırılır, aynı gün içinde de taburcu edilir. Mikrocerrahi ile bizim yapacağımız bu ameliyatlarda sakat kalma felç olma riski yoktur. Hasta bir hafta on gün içinde işe dönebilir.

KESİNLİKLE BEKLENİLMEMESİ GEREKEN DURUMLAR

– Yürüme bozukluğu
– Elden cisimleri düşürme
– Dengesizlik
– Gece uyandırıcı ağrı
– Kol kaslarında erime

BOYUN FITIĞINDAN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALIYIZ?

Boyun fıtığı boyun omurlarının kafanın yükünü taşımada yetersiz kalıp omurlar arasındaki disklerin yırtılması sonucunda oluşması nedeniyle, boyun omurlarının yük taşıma gücünü artırmak bu hastalıktan korunmak için en iyi yol olacaktır. Kafamızın yükünü sadece boyun omur kemikleri ve onların arasındaki diskler değil, aynı zamanda boyun kasları da taşır.

Yani; omur kemikleri, diskler ve boyun kasları kafanın yükünü paylaşırlar. Dolayısıyla boyun kaslarımızı güçlendirirsek bu disklere binen yükü azaltacağımız için fıtıklaşma riski de o derecede azalmış olacaktır. Boyun egzersizleri (özellikle yüzme, bisiklet) bu hastalıktan korunmanın en iyi yollarından biridir. Sürekli kafa önde çalışma alışkanlığından vazgeçme, çalışma şeklimizi buna göre dizayn etme ve boynumuzu doğru kullanma da boyun fıtığı olmamızı engelleyecektir.

BEL FITIĞI TEDAVİSİ:

Bu hastaların büyük bir çoğunluğu yaklaşık bir haftalık istirahat ve bu dönemde kullanılacak ağrı kesici, kas gevşetici ilaçlar bazende kortizol türevi ilaçlarla tedavi edilirler. Bazen fizik tedavi gerekli olur ve şikayetler fizik tedavi ile ortadan kalkar. Ancak bazen küçük bir hasta gurubunda tüm bu tedavi ve istirahate rağmen dayanılmaz ağrı şikayeti devam eder. Bacaklarda güçsüzlük, kaslarda incelme, düşük ayak, işini yapamama ve bunlara bağlı yaşam kalitesinin tamamen düştüğü komplike durum gelişir. İşte böyle durumlarda hekim uygun görüyorsa ameliyatla tedavi eçeneği devreye girer.

BEL FITIĞI AMELİYATI:

Bel fıtığı ameliyatları gelişen teknoloji ile oldukça kolaylaşmıştır. Mikroskop altında 1.5cm gibi çok küçük bir kesiden mikroskop altında girilerek ameliyat gerçekleştirilir. Ameliyat yaklaşık 30dk sürer. Ameliyattan 6 saat sonra hasta yürütülür ve bacak ağrısı tamamen geçer. Hasta hastanede 1 gece kalır. Mikrocerrahi ile bizim yapacağımız bu ameliyatlarda sakat kalma felç olma riski yoktur. Hasta bir hafta içinde işe dönebilir.

BEL FITIĞINDAN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALIYIZ?

Mademki fıtık yüke maruz kalma sonucunda bel omurlarımız arasındaki disklerin yırtılması sonucu
oluşuyor, öyleyse bel omurlarımızı güçlendirecek ve yük taşıma kapasitesini artıracak her türlü yöntem bizi bel fıtığından koruyacaktır. Bunların başında aşırı kilo almadan kaçınmalıyız, bedenimizin tahammül edeceği yükün üstünde ağırlık taşımamalıyız.

Karbonhidrat besinlerden uzak durmalıyız. Alkol, sigara kemiklerde çözülme yapması nedeniyle kesinlikle uzak durmalıyız. Ancak en az bunlar kadar önemlisi; omurlarımızın etrafını saran bel kaslarımızı güçlendirecek yüzme, bisiklet, koşu, hızlı yürüyüş gibi yumuşak egzersizleri düzenli olarak hayatımızın parçası haline getirmeliyiz.

YORUMLAR






    0 YORUM

PROF.DR. ALPER KAYA UYARDI:BOYUN VE BEL FITIĞI OLMAMAK İÇİN BUNLARI YAPMAYIN! |